|
BARAK TÜRKÜLERİ Barak türküleri, söyleyiş özelliklerinden dolayı ülke genelinde sevilen ve bilinen uzun havalardandır. Bozlaklarla söyleyiş yakınlığı yanında üretildiği toplulukarla da köken yakınlığından söz edilebilir. Bozlaklar genellikle göçebe Türkmen toplulukların bulunduğu alanlarda söylenmektedir .Gırlak özellikleri ile öne çıkan yüksek perdeli Barak havaları, Baraklar arasında zaman zaman "isken" sözü ile de ifade edildiği olur. Eski türkülerde iskan üzerine söylenmiş olanların baskın olmasından dolayıdır bu ifade..Göçebe yaşamın kısa tarihçesi diyebileceğimiz "isken" ler tarihin izdüşümleridir türkülere. Uzun hava olmasında da aşiretlerin göçü ile ilgilidir. Göçler yola dizildi mi kervan uzar gider. Böyle uzun kervanlarda, önde gidenin arkadakine sözünü iletmesi zordur, aynı şekilde arkadakinin de öndekine... Seslerin duyulması için yüksek perdeden seslenmek gerekir.
... Seslerin duyulması için yüksek perdeden seslenmek gerekir. Barak türkülerinin uzun hava olmalarının temeli buna dayanabilir. Göç edenler birbirinden kopmasın, ortak duygular paylaşılsın, diye aşiretlerin aşıkları türkü söyler. Bu türküler, topluluktakilerin ortak düşünüşlerini aşığın müzikle ifadesidir. "Kalktı göç eyledi TorunzadelerKatarda mayalar bozulur giderArap atlar, tuğlu cidalarYaralar yürekte sızılar gider Katara çekerler mayanın hasıKulağım deliyor çanların sesiSeher vakti giden göçün arkasıYareni, yoldaşı dilinen gider Yine şenliklendi tepeler düzlerKatarda mayalar birbirin gözlerAk köynekli, samur saçlı gelinlerOnlar yaylasını arzular gider Kul Haydar'ım der ki düştük yollara Sağ olan başa gör hele neler gele Donanmış beşigin mahfaası bile Torun alayı çığılan gelir " Barak türküleri genelde bir olaya dayanır. Özellikle göçebe dönemin izlerini taşıyan türküler belli tarihsel izler taşırlar. Bu türkülerin çoğu sanki günümüzde unutulmuş bir destanın manzum parçaları gibidir. Baraklar arasında böyle bir destandan sözedildiğini bildiren araştırmacılar da vardır Ancak böyle bir savı kesin belgelerle doğrulama şansımız yok. Yine göçebe dönemden izler taşıyan bir başka türkü kümesi de Karacaoğlan türküleridir. Bu türküler sevgi ve doğa üstüne söylenmişti. Yine bu dönemden gelen türkülerin bir bölümü de Köroğlu, Aşık Garip, Hurşit ile Mahmeri gibi halk hikayelerinin manzum parçalarıdır. Bunlar da zaman zaman Barak ağzı ile söylenmektedir. Bu türküler de daha çok sevgi ve ayrılık üstünedir.. Yerleşik yaşamda üretilen türküler ise daha çok, sevgi, ayrılık, yoksulluk, yaşamdan şikayet, kan davası üzerine söylenmiştir. Bu türkülerin çoğu ağıt biçimindedir. Barak türküleri genellikle türkü nazım biçiminin ortak özelliklerini taşır. Dörtlük nazım birimi ile söylenir. Hece ölüsünün on birli, sekizli kalıpları kullanılır. Dörtlük sayıları; üç ile yedi arasında değişebilir. Dörtlüklerin son dizesi ya kavuştan ya da diğer dörtlüklerin son dizeleri ile uyaklıdır. Barak türküleri koşma biçiminde söylendiği gibi yedekli türkü biçiminde söylenenleri de vardır. Yedek bölümler ikilik, dörtlük biçiminde olabilir. Birbirinin tekrarı olabildiği gibi az da olsa farklı söylenişleri de vardır. Barak türkülerini üretildikleri döneme göre iki kümede inceleyebiliriz. Ancak bölümleme , türkülerin sınıflandırılması anlamında değil inceleyebilmek amacı ile yapılmıştır, biraz da öznel bir bölümlemedir. Çünkü iki kümede de yer alabilecek kimi türküleri görebiliriz. a) Göçebe dönem türküleri b) Yerleşik dönem türküler
|