|
YÖRESEL HALK OYUNLARI Yörede oynanan hal oyunlarına Halay adı verilir. Halay; kalabalık insan topluluğu anlamında, alaydan gelen bir sözcüktür. İçerik olarak; birlik, dayanışma ve bütünlüğü gösterir. Yörede, halayın bütün özelliklerini görmek mümkündür. Halaylarda başta oynayan kişiye halay başı, sondakilere ise, kuyruk denir. İyi halay seken halay başları, düğünlere özel okuntuyla ( Hediye ) davet edilir. Oyunların adımını bilmeyen, tavrını veremeyen kişiler, genellikle halay başına getirilmezler. İyi oyunculara ve abdallara tütsü tutmak ( Üzerlik yapmak ), mendil, poşu, ayakkabı, gömlek hediye etmek, davul yaptırmak ve zurna gümüşletmek, düğün öncesi ve sonrası adetten sayılmaktadır.
Gaziantep Barak halkoyunları halay yöresi oyunlarımızdandır. Gaziantep oyunlarından ayrılan yönü omuz sallaması ve ayak tabanının bol kullanılmasıdır. Barak oyunları milli oyunlarımızın orjinal özelliklerini taşımakla beraber başka yabancı oyunlarıda benimseyerek uzun yıllardan beri korumaktadır. Barak oyunlarındaki büyük özellik oyunlarının türkülü olmasıdır. Bu oyunlar gündüz köy meydanında gece fennus altında oynanır. Fennus tenekeden yapılmış olup üzeri çam kaplı, içinde de çırası olan bir nevi aydınlanma aracıdır, gazla yanmaktadır. Genellikle oyunlarda kızlarla ve erkekler elele tutuşarak oynarlar, bu durumda aralarında kan bağı olması gerekmektedir. Eski geleneklerle çağımız arasında köprü kurarak gelişen toplumda yitirilen eski değerleri korumaya çalışan Barak’ların halkoyunları halkın güncel yaşamından kısmen de kendisinden kaynaklanmaktadır. Oyunlar gelenek şeklinde devam edip genellikle yaşantı, aşk, sevgi, örf ve adetler dile getirilir. Hareketli bir akış düzeni, kıvrak figür, çabuk hareket, bitmek tükenmek bilmeyen enerji ister. Oyunları devamlı coşkuludur. Oyunlardaki hava birlik beraberlik oyunların daha canlı olmasını sağlar. Oyunların Oynanış Düzeni: Barak halkoyunları ağır ve hızlı olmak üzere ikiye ayrılır. Ağır oyunlar uzun hava ile birlikte yarım ay çizerek ve dönerek oynanır. Hızlı oyunlar ise düz ve daire şeklinde kız erkek beraber ve ayrılarak oynanır. Bazı oyunlarda ekip başı ve erkeklerin karşılıklı bireysel figürleri vardır. Oyuncu sayısı sınırsızdır. Ağır oyunlarda müzik susar, sesi güzel olan gazel çağırır, sonradan oyun hızlanır. Oyunlar genellikle davul, zurna eşliğinde oynanır. Yörenin diğer müzik aletleri olarak çatal kamış ve kavalı gösterebiliriz. Barak’ta Oynanan Oyunlar: A) Ağır Oyunlar 1 - Ağır Kaba 2 - Şirvan Havası 3 - Çoban Havası 4 - Terşi 5 - Gomdüzü 6 - Ağır Halay 7 - Düz Halay 8 - Acem Şirvani 9 - Şabaz Havası
B) Hızlı Oyunlar 1 - Havarişko 2 - Marmara 3 - Aşeykırıkcan 4 - Hadidiye 5 - Şammatya 6 - Meryem 7 - Güzelhan 8 - Barak manisi 9 - Asvar 10 - Beledi 11 - Köseyri 12 - Hallome 13 - Barak Sinsini 14 - Valde 15 - Depçe 16 - Atebe
Havarişko: Bu oyun halkın güncel yaşamında yer alan üretimi konu ediyor. Kelime anlamı şen, havalı demektir. Genellikle Barak’ın sulak yerlerinde pamuk ekilmektedir.Pamukları toplamaya çalışan kız ve erkek önündeki önlüğün içine seri bir şekilde pamukları toplayarak koyarlar. Oyunda da bu el hareketi hemen göze çarpar. Bir sağ bir sol el dönerek bunu açıkça gösterir. Tarlada çalışma hırsının bir anda neşe ve sevgiye dönüştüğü görülür. Çebiklerle beraber figürleşir. Oyunlarda ki ayak çabukluğu ve toplu öne gidiş ve gelişlerdeki samimi hava yöre insanının bağlılık ve çalışkanlık ifadesidir. Marmara: Genellikle düğün halayının karşılamak için oynanır. Gelin ata bindirilip, düğün halayı ile beraber oğlan evine yaklaşırken oğlan tarafı kızlı ve erkekli atın etrafını çevirerek kol kola tutuşurlar. Ata yol vererek gayet canlı bir şekilde oynamaya devam ederler. Ayakların düzenli bir şekilde yerden kalkışı, coşku ile bel büküşleri oyunu seyredenleri oldukça etkiler. Aşeykırıkcan: Oyun iki bölümden ibarettir. Birinci bölüm aşey (şirvan) kısmı gayet ağır bir şekilde oynanır. Oyunun bu ağır kısmında güzel sevgiliye övgü dile getirilir. Ekip daire şeklinde dönerken, ekip içinden güzel sesli birisi bir gazel söyler. Gazelin bitminde erkekler hep beraber “yaah” diye topluca bağırırlar. Bu arada kızlar da zılgıt çekerler. Sonradan oyunun ikinci bölümü başlar. Bu bölüm gayet akıcı ve hızlıdır. Figürler son derece kıvrak ve ahenklidir. Hadidiye: Kelime arapça olup anlamı demir gibi vuruş demektir. Genellikle bu oyunu köyün ihtiyarları oynarlar. Vücütları ağır olduğundan, ayak çekişleri az olup bütün ağırlık omuz ve ayak tabanındaki vuruştadır. Oyunda bütün gözler ekip başındadır. Köyün en iyi halay çekenleri ekip başında yer alır. İyi oyunculuğunu şahsi figürleri ile izleyenlere gösterir. Halaydaki erkekler hep bir ağızdan “aval aval nahın nahın ha ha” kızlar ise zılgıt çekmek sureti ile ekip başını şahsi figürde coştururlar. Bağırırken kullanılan kelimeler arapça olup kelime anlamı daha hızlı daha çabuk demektir. Oyunun sonunda müzik susar, neşe ve sevinçler kızların ayaklarındaki halhal (çıngırak) sesiyle bütünleşir. Şammatya: Şam Suriye’ deki Şam şehri, Matya ise bir arap güzelinin ismidir. Söylenenlere göre devlet Barak Türkmenlerine yurt vermeden önce göçebe olarak dağınık bir şekilde Şam ve civarında otururken bu oyunu oynarlarmış. Kız ve erkek elele tutuşup, gırtlağı patlatırcasına bağırıp ayak tabanını olanca gücüyle yere vurup coşarlarmış. Bu coşkuya Matya’yı davet edip birlikte samimi hava olması isteniyor. Daha sonra kız ve erkeğin birbirlerine karşılıklı omuz verişleri aralarındaki kan bağının ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Meryem: Meryem bir ağa kızıdır. Bu oyunda bir çobanın ağa kızına olan sevgisi dile getirilir. Meryem önce çobana yüz vermez. Bir gün çoban dam loğlamaya çıkar (loğlama: Barak köylerinde tezek ve saman karışımı yapılmış, ev damları yağmur yağınca su sızmaması için yuvarlak bir taşla ezilerek pekiştirilir). Meryem evin önünden geçerken ona sevgisini belirtmek için bağırır. Fakat Meryem bakmayınca çoban olanca gücüyle tekmeyle dama vurur, dam çöker çoban yere düşer. Meryem bu gürültüye dönüp bakınca Çoban hırsını yenemeyip Meryem’e “kız ben seni alırım ama seni bir başkası öpük” der. Meryem buna kızar. Oyunda sevgisini yüzüne açıp mendili yere atarak dile getirir. Kız ve erkek hep beraber çobanın Meryem’e yaktığı türküyü neşeli ve duygulu bir biçimde söylerler. Meryem başkasına yüz vermediğini çobanı sevdiğini hareketleriyle anlatır. Koseyri: Kelime anlamı çabukluk demektir. Ayak vuruşlarındaki canlılık ve vuruş tarlada çalışırken tam bir çalışkanlığın ve çabukluğun göstergesidir. Toprağı işleyişleri, bıkmadan usanmadan çalışmaları, Barak insanının özelliğindendir. Oyundaki toplu ayak fırlatış ve çöküş beraberlik ve disiplin ister. Güzelhan: Gönüldeki güzele sevgi dile getirilir. Oyun çok kıvraktır ve incelik ister. Güzelhan’a sevgi çebiklerle beraber türküye dönüşür. Samimi hava oyun süresince devam eder. |